COP (Conference of the Parties – Taraflar Konferansı), 1992 yılında Rio de Janeiro'da imzalanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC)'ne taraf ülkelerin bir araya geldiği yıllık zirvedir. Sözleşme 1994'te yürürlüğe girdi ve ilk zirve olan COP1, 1995 yılında Berlin'de düzenlendi. O günden bu yana COP, dünya genelinde iklim değişikliğiyle mücadele için alınan kararların şekillendiği en önemli uluslararası platform haline geldi.

cop31

Her yıl farklı bir ülkede düzenlenen COP zirvelerine, dünya genelinden devlet temsilcileri, bilim insanları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör katılımcıları katılıyor. Zirvelerde ülkeler; sera gazı emisyonlarını azaltma taahhütlerini (
Ulusal Katkı Beyanları – NDC), iklim finansmanını, uyum stratejilerini ve son yıllarda giderek daha fazla yer bulan sağlık, gıda güvenliği ve sosyal adalet gibi konuları müzakere ediyor.

HERKES İÇİN COP

cop31

İklim değişikliği yalnızca kutuplarda, ormanlarda veya uzak ülkelerde yaşanan bir sorun değil. Yaşadığımız şehir, içtiğimiz su, soframızdaki gıda, sağlığımız ve kullandığımız enerji iklim değişikliğinden doğrudan veya dolaylı olarak etkileniyor.

Sağlık
Aşırı sıcaklar, hava kirliliği, afetler ve bazı bulaşıcı hastalıkların yayılımındaki değişiklikler iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri arasında yer alıyor.
Su
Kuraklık ve değişen yağış düzenleri su kaynakları üzerinde baskı oluşturabiliyor.
Gıda
İklim koşullarındaki değişimler tarımsal üretimi, gıda güvenliğini ve gıda sistemlerini etkileyebiliyor.
Yaşadığımız alanlar
Kentlerin aşırı sıcaklar, sel ve diğer iklim risklerine karşı dayanıklı hale getirilmesi giderek daha önemli hale geliyor.
Enerji
Temiz enerjiye geçiş, enerji sistemlerinin dönüşümünü ve günlük yaşamda kullandığımız enerjinin geleceğini etkiliyor.
Gelecek nesiller
Bugün alınan iklim kararları, gelecek nesillerin yaşayacağı çevreyi, ekonomiyi ve toplumları doğrudan etkiliyor.


Otuz yılı aşkın süredir devam eden COP sürecinde bazı zirveler, aldıkları kararlarla küresel iklim politikasının seyrini değiştirdi:

COP3 – Kyoto, 1997: Sanayileşmiş ülkelere sera gazı emisyonlarını azaltma yükümlülüğü getiren Kyoto Protokolü kabul edildi.
COP15 – Kopenhag, 2009: Küresel bir anlaşmaya ulaşma çabaları büyük beklenti yarattı, ancak taraflar arasında tam bir uzlaşı sağlanamadı.
COP21 – Paris, 2015: Küresel ısınmayı sanayi öncesi döneme kıyasla 2°C'nin, mümkünse 1,5°C'nin altında tutmayı hedefleyen tarihi Paris Anlaşması imzalandı.
COP26 – Glasgow, 2021: Sağlık konusu ilk kez zirvenin ana gündemine daha güçlü şekilde girdi; İklim ve Sağlık için Dönüştürücü Eylem İttifakı (ATACH) kuruldu.
COP28 – Dubai, 2023: İlk kez bir "Sağlık Günü" düzenlendi ve iklim krizinin aynı zamanda bir sağlık krizi olduğu vurgulandı.
COP30 – Belém, 2025: Brezilya'nın ev sahipliğinde, sağlık sistemlerinin iklime uyumu için Belém Sağlık Eylem Planı kabul edildi.



COP29, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında 11–22 Kasım 2024 tarihlerinde Hazar Denizi’nin incise Bakü'de gerçekleştirildi.
Toplantının en önemli gündemlerinden biri, iklim değişikliğiyle mücadele için ihtiyaç duyulan finansmanın artırılmasıydı. Çünkü iklim hedeflerini gerçekleştirmek yalnızca politika ve hedef belirlemeyi değil; temiz enerji yatırımlarından iklim değişikliğine uyuma, dayanıklı altyapıdan toplumların korunmasına kadar birçok alanda yeterli kaynağın sağlanmasını gerektiriyor.


Bakü

COP29'da Hangi Konular Ele Alındı?

İklim finansmanı
Gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum çalışmalarını desteklemek için ihtiyaç duyduğu finansmanın artırılması COP29'un merkezindeki konulardan biri oldu.
İklim değişikliğine uyum
Kuraklık, sel, aşırı sıcaklar ve diğer iklim kaynaklı risklere karşı toplumların, kentlerin ve altyapının daha dayanıklı hale getirilmesi görüşüldü.
Emisyonların azaltılması
Küresel sıcaklık artışını sınırlandırmak için sera gazı emisyonlarının azaltılması ve temiz enerji dönüşümünün hızlandırılması ele alındı.
Kayıp ve zarar
İklim değişikliğinin artık önlenemeyen etkileri sonucunda ortaya çıkan ekonomik ve ekonomik olmayan kayıpların nasıl ele alınacağı görüşüldü.
Karbon piyasaları
Karbon kredileri ve uluslararası karbon piyasalarının iklim hedeflerine katkı sağlayacak şekilde nasıl kullanılabileceği konusunda önemli ilerlemeler kaydedildi.


Cop29

COP29'da gelişmekte olan ülkelere yönelik iklim finansmanının 2035 yılına kadar yıllık en az 300 milyar ABD dolarına çıkarılması konusunda anlaşmaya varıldı.
Ayrıca kamu ve özel kaynakların birlikte harekete geçirilmesiyle gelişmekte olan ülkelere yönelik iklim finansmanının 2035 yılına kadar yıllık 1,3 trilyon ABD dolarına ölçeklendirilmesi için tüm aktörlerin birlikte çalışması çağrısı yapıldı.

Bu rakamlar ne anlama geliyor?
İklim değişikliğiyle mücadele için hedef belirlemek kadar, bu hedeflerin uygulanabilmesi için gerekli kaynakların sağlanması da önemli. COP29'da kabul edilen finansman hedefi; temiz enerjiye geçiş, iklim değişikliğine uyum ve iklim dirençli kalkınma gibi alanlarda gelişmekte olan ülkelerin desteklenmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
COP29 sonrasında Bakü'den Belém'e 1,3 trilyon dolarlık yol haritası da geliştirildi. Bu süreç, iklim finansmanının artırılmasına yönelik çalışmaların COP29'la sınırlı kalmadığını gösteriyor.

COP29'u tek cümlede:
İklim hedeflerinin hayata geçirilmesi için gerekli finansmanın nasıl artırılacağı sorusunu küresel iklim gündeminin merkezine taşıdı.

COP29 Raporuna Buradan Ulaşabilirsiniz...


COP30, 10-21 Kasım 2025 tarihleri arasında Brezilya'nın Belém kentinde gerçekleştirildi. Paris Anlaşması’nın kabulünün 10. yıl dönümünde COP30'un burada gerçekleştirilmesi, Amazon'un iklim ve biyolojik çeşitlilik açısından taşıdığı küresel önemin görünür hale gelmesine katkı sağladı.
COP30'da önceki COP'larda belirlenen hedeflerin ve verilen taahhütlerin uygulamaya geçirilmesi, iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın artırılması ve insanların dönüşüm sürecinin merkezine alınması öne çıktı.

                                         cop31

COP30 neden Belém'de?

Amazon ormanları; iklim, su döngüsü, biyolojik çeşitlilik ve milyonlarca insanın yaşamı açısından küresel öneme sahip.
Bu nedenle COP30'un Amazon bölgesinde düzenlenmesi, iklim değişikliği ile doğanın korunması arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekti. Belém'deki toplantı, iklim gündeminin yalnızca emisyonlardan ibaret olmadığını; ormanlar, su, gıda, kentler, sağlık, ekonomi ve toplumların yaşam koşullarıyla birlikte ele alınması gerektiğini de ortaya koydu.

cop30

COP30'da hangi konular ele alındı?

Ormanlar ve biyolojik çeşitlilik
Ormanların korunması, ekosistemlerin güçlendirilmesi ve iklim değişikliğiyle mücadelede doğa temelli yaklaşımların önemi öne çıktı.
İklim değişikliğine uyum
Ülkelerin kuraklık, sel, aşırı sıcaklar ve diğer iklim risklerine karşı daha dayanıklı hale gelmesi için uyum politikaları ve finansmanı gündemdeydi.
Enerji dönüşümü
Temiz enerjiye geçişin hızlandırılması, enerji sistemlerinin dönüşümü ve gerekli altyapının geliştirilmesi ele alındı.
Tarım ve gıda
İklim değişikliğinin tarım ve gıda sistemleri üzerindeki etkileri ve daha dayanıklı gıda sistemlerinin geliştirilmesi tartışıldı.
Kentler ve altyapı
Kentlerin iklim risklerine karşı dayanıklı hale getirilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve iklim eyleminin yerel düzeyde uygulanması önem kazandı.
İnsanlar ve adil dönüşüm
İklim politikalarının toplum üzerindeki etkileri gündemin önemli parçalarından biri oldu. Adil geçiş yaklaşımıyla insanları, çalışma hayatını, hakları ve toplumsal eşitliği gözeten dönüşümün önemi güçlendirildi.

COP30'un öne çıkan çıktıları
brazil

Uyum finansmanının artırılması

COP30'da gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlamasına yönelik finansmanın 2035 yılına kadar üç katına çıkarılması yönünde çağrı yapıldı.
Adil geçiş mekanizması
Temiz ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş, toplumların tamamını aynı şekilde etkilemiyor. Bazı sektörler, çalışanlar ve topluluklar dönüşümden daha fazla etkilenebilir. COP30'da iklim hedeflerine ulaşırken insanları, çalışma hayatını, hakları ve toplumsal eşitliği gözeten bir dönüşümün önemi güçlendirildi.
Uygulama hızlandırıldı
COP30'un öne çıkan mesajlarından biri, artık yalnızca yeni hedefler belirlemek değil, mevcut hedefleri uygulamaya geçirmek oldu. Hükümetler, şehirler, özel sektör ve sivil toplumun iklim taahhütlerinin uygulanmasını hızlandırmasına yönelik girişimler geliştirildi.
Teknoloji ve kapasite geliştirme
COP30 kapsamında Belém Teknoloji Uygulama Programı başlatıldı. Amaç, iklim hedeflerine ulaşmak için ihtiyaç duyulan teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanmasının desteklenmesi

COP30 Raporuna Buradan Ulaşabilirsiniz...