İklim değişikliği; sıcaklık, yağış, rüzgâr ve diğer iklim özelliklerinin uzun dönemli ortalamalarında ve değişkenliğinde meydana gelen kalıcı değişimleri ifade eder. İklim sistemi doğal etkenlerden de etkilenebilmekle birlikte, sanayi devriminden bu yana gözlenen hızlı ısınmanın temel nedeni insan faaliyetleridir. Özellikle kömür, petrol ve doğal gazın kullanımı; ormansızlaşma, arazi kullanımındaki değişiklikler ve bazı tarımsal faaliyetler atmosferdeki sera gazı yoğunluğunu artırmaktadır.
Karbondioksit, metan ve diazot monoksit gibi sera gazları, yeryüzünden yayılan ısının bir bölümünü atmosferde tutarak doğal sera etkisini güçlendirir. Bunun sonucunda yalnızca ortalama sıcaklıklar yükselmez; yağış düzenleri değişir, sıcak hava dalgaları ve kuraklıklar şiddetlenebilir, şiddetli yağış ve sel riski artabilir, buzullar erir ve deniz seviyesi yükselir.
Dünya Meteoroloji Örgütünün 23 Mart 2026 tarihinde yayımladığı Küresel İklimin Durumu 2025 Raporu'na göre 2015-2025 dönemi, kayıtlardaki en sıcak 11 yılı oluşturmaktadır. 2024, sanayi öncesi dönem olarak kabul edilen 1850-1900 ortalamasının yaklaşık 1,55 °C üzerinde gerçekleşerek ölçüm tarihinin en sıcak yılı olmuştur. 2025 ise kullanılan veri setine göre en sıcak ikinci veya üçüncü yıl olarak kaydedilmiştir. Tek bir yılın 1,5 °C eşiğini aşması, Paris Anlaşması'ndaki uzun dönemli sıcaklık hedefinin resmen aşıldığı anlamına gelmemekle birlikte, uzun süreli ısınma eğiliminin sürdüğünü göstermektedir.
İlgili kaynaklar
· Dünya Meteoroloji Örgütü - State of the Global Climate 2025 (23 Mart 2026)
· Dünya Meteoroloji Örgütü - State of the Global Climate 2024 (19 Mart 2025)
· NASA - What Is Climate Change? (21 Ekim 2024)
İnsan sağlığı; temiz hava, güvenli su, yeterli ve güvenilir gıda, sağlıklı barınma koşulları ve işleyen sağlık hizmetleriyle yakından ilişkilidir. İklim değişikliği bu belirleyicilerin tümünü etkileyerek mevcut sağlık sorunlarını ağırlaştırabilir, bazı hastalıkların görülme alanını ve sıklığını değiştirebilir ve sağlık sistemleri üzerinde ek yük oluşturabilir.
Sağlık etkileri doğrudan ve dolaylı yollarla ortaya çıkar. Aşırı sıcaklar, seller, fırtınalar ve orman yangınları yaralanma, hastalık ve ölümlere doğrudan neden olabilir. Hava kalitesinin bozulması, su ve gıda güvenliğinin azalması, vektörlerin yaşam alanlarının değişmesi, geçim kaynaklarının zarar görmesi ve zorunlu yer değiştirme (göç) ise sağlığı dolaylı olarak etkiler.
Dünya Sağlık Örgütünün 12 Ekim 2023 tarihli bilgi notunda, yaklaşık 3,6 milyar insanın iklim değişikliğine yüksek ölçüde duyarlı bölgelerde yaşadığı belirtilmektedir. Aynı raporda, 2030-2050 döneminde yalnızca yetersiz beslenme, sıtma, ishalli hastalıklar ve sıcaklık stresi nedeniyle dünya genelinde yılda yaklaşık 250.000 ek ölüm oluşabileceği öngörülmektedir.
· Dünya Sağlık Örgütü - Climate change and health (12 Ekim 2023)
Aşırı sıcaklar; sıcak bitkinliği ve sıcak çarpmasına yol açabilir, sıvı ve elektrolit dengesini bozabilir. Kalp-damar, solunum ve böbrek hastalıklarını ağırlaştırabilir; hastane başvuruları ve erken ölüm riskini artırabilir. Yüksek sıcaklık ve nemin birlikte görülmesi, vücudun ısıyı uzaklaştırmasını daha da güçleştirir.
Artan sıcaklıklar, bazı hava kirleticilerinin oluşumunu kolaylaştırabilir. Kuraklık ve yüksek sıcaklıklar orman yangını riskini artırırken, yangın dumanındaki ince partiküller kalp-damar ve solunum sistemi üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. İklim koşullarındaki değişiklikler polen mevsiminin süresini ve yoğunluğunu da etkileyerek astım ve alerjik hastalıkların alevlenmesine katkıda bulunabilir.
Kuraklık, aşırı yağış ve seller; içme-kullanma suyu kaynaklarının miktarını ve kalitesini etkileyebilir, su ve sanitasyon altyapısına zarar verebilir. Sıcaklık ve yağış düzenindeki değişiklikler gıda üretimini, saklama koşullarını ve gıda kaynaklı hastalık riskini de etkiler. Bu süreçler gıda güvencesizliği ve yetersiz beslenme riskini artırabilir.
Sıcaklık, yağış ve nemdeki değişiklikler; sivrisinek, kene ve tatarcık gibi vektörlerin yaşam döngülerini, mevsimsel etkinliklerini ve coğrafi dağılımlarını etkileyebilir. Bunun sonucunda bazı vektör kaynaklı hastalıkların görülme dönemleri uzayabilir veya risk alanları değişebilir.
Sel, yangın, kuraklık ve fırtına gibi olaylar; kayıp, yerinden edilme ve geçim güçlüğü üzerinden kaygı, depresyon ve travma sonrası stres belirtileriyle ilişkili olabilir. Yavaş gelişen çevresel değişiklikler ile iklimin geleceğine ilişkin belirsizlik de özellikle çocuklar ve gençlerde psikolojik sıkıntıyı artırabilir. Ruh sağlığı üzerindeki etkiler; sosyal destek, ekonomik koşullar ve sağlık hizmetlerine erişim gibi etkenlere göre farklılaşır.
Aşırı hava olayları sağlık tesislerine, enerji ve su altyapısına, ulaşım sistemlerine ve tedarik zincirlerine zarar verebilir. Aynı dönemde sağlık hizmeti ihtiyacının artması; personel, ilaç, tıbbi malzeme ve acil müdahale kapasitesi üzerinde ek baskı oluşturabilir. Bu nedenle iklime dirençli sağlık sistemleri, hizmet sürekliliğinin korunması açısından önem taşır.
İklim tehlikeleri aynı şiddette yaşansa bile sağlık sonuçları toplumun bütün kesimlerinde aynı olmaz. Gelir, eğitim, çalışma koşulları, barınma, sosyal koruma, ulaşım ve sağlık hizmetlerine erişim; kişilerin iklim tehlikelerine ne ölçüde maruz kaldığını ve bu tehlikelerden korunma kapasitesini belirler.
İklim değişikliği geçim kaynaklarının kaybı, gıda fiyatlarının artması, barınma sorunları ve zorunlu yer değiştirme gibi süreçler üzerinden mevcut sağlık eşitsizliklerini derinleştirebilir. Tarım, hayvancılık, balıkçılık ve turizm gibi iklime duyarlı sektörlerde çalışan kişiler ekonomik kayıplarla daha sık karşılaşabilir. Afet veya kuraklık nedeniyle yer değiştiren topluluklarda güvenli suya, yeterli beslenmeye, uygun barınmaya ve düzenli sağlık hizmetlerine erişim güçleşebilir.
· Dünya Sağlık Örgütü - Mental health and climate change: policy brief (3 Haziran 2022)
· CDC - Effects of Climate Change on Health (29 Şubat 2024)
· CDC - Health Impacts of Drought (28 Mart 2024)
· Dünya Sağlık Örgütü - Social determinants of health
İklim değişikliği herkesin sağlığını etkileyebilmekle birlikte maruziyet, duyarlılık ve korunma imkânları toplum içinde eşit değildir. Risk; kişinin yaşı ve sağlık durumunun yanı sıra yaşadığı yer, çalışma koşulları, gelir düzeyi, barınma koşulları, sosyal destek ve sağlık hizmetlerine erişimiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Vücut sıcaklığını düzenleme mekanizmalarının henüz tam gelişmemiş olması, vücut ağırlığına göre daha fazla sıvıya ihtiyaç duymaları ve korunmak için yetişkinlere bağımlı olmaları nedeniyle aşırı sıcaklardan daha fazla etkilenebilirler. Hava kirliliği ve yetersiz beslenme, gelişmekte olan solunum, bağışıklık ve sinir sistemleri üzerinde uzun süreli sonuçlar oluşturabilir.
Gebelikte meydana gelen fizyolojik değişiklikler sıcaklık stresine karşı duyarlılığı artırabilir. Aşırı sıcak ve hava kirliliğine maruziyet, gebelik komplikasyonları ve olumsuz doğum sonuçlarıyla ilişkilendirilmektedir.
Yaşla birlikte susama hissi, terleme kapasitesi ve vücut sıcaklığını düzenleme yeteneği azalabilir. Kronik hastalıklar, kullanılan bazı ilaçlar, hareket kısıtlılığı ve yalnız yaşama gibi etkenler riski artırabilir.
Kalp-damar, solunum ve böbrek hastalıkları ile diyabet gibi hastalıklar vücudun sıcaklık ve sıvı kaybına uyumunu güçleştirebilir. Aşırı sıcaklar mevcut hastalıkların ağırlaşmasına ve sağlık hizmeti ihtiyacının artmasına neden olabilir.
Uyarılara erişimde, güvenli bir alana geçmede veya kişisel korunma önlemlerini uygulamada güçlük yaşayabilirler. Elektrik kesintileri, ulaşım sorunları ve bakım hizmetlerindeki aksamalar riski artırabilir.
Tarım, inşaat, ulaştırma ve benzeri alanlarda çalışan kişiler uzun süre sıcaklığa maruz kalabilir. Fiziksel efor, koruyucu ekipman kullanımı ve dinlenme ya da temiz suya erişimin sınırlı olması sıcaklık stresini artırabilir.
Isı yalıtımı yeterli konutlarda yaşama, serinleme imkânlarına erişme, sağlık hizmeti alma veya afet sonrasında ekonomik olarak toparlanma kapasiteleri daha sınırlı olabilir. Yoğun yapılaşmış ve yeşil alanı az mahallelerde yaşamak kentsel ısı etkisini artırabilir.
Uygun barınma, güvenli su, sanitasyon ve düzenli sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayabilirler. Dil engelleri ve sosyal koruma mekanizmalarına sınırlı erişim, risk iletişimini ve sağlık hizmetlerinden yararlanmayı zorlaştırabilir.
· CDC - Clinical Overview of Heat (18 Eylül 2025)
Türkiye, Akdeniz Havzası'ndaki konumu nedeniyle sıcaklık artışı, kuraklık, orman yangınları, aşırı yağış ve sel gibi iklim tehlikelerinden etkilenmektedir. Bu tehlikeler; sıcaklığa bağlı hastalıklar, hava kalitesinin bozulması, su ve gıda güvenliği sorunları, vektör kaynaklı hastalıklar ve afetlere bağlı sağlık hizmeti ihtiyacı üzerinden halk sağlığını etkileyebilir.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye'nin 2024 yılı ortalama sıcaklığı 15,6 °C olarak gerçekleşmiştir. Bu değer, 1991-2020 ortalamasının 1,7 °C üzerinde olup 1971-2024 döneminin en yüksek yıllık ortalama sıcaklığıdır.
Lancet Countdown 2025 Türkiye politika notuna göre, 2024 yılında Türkiye'de kişi başına ortalama 33,6 sıcak hava dalgası günü yaşanmıştır. İklim atıf modellemesi, bu günlerin 27,3'ünün (başka bir ifadeyle %81,3'ünün), insan kaynaklı iklim değişikliği olmasaydı gerçekleşmesinin beklenmeyeceğini gösterilmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi tarafından hazırlanan Türkiye Sağlık ve İklim Değişikliği Ülke Profili, gelecekte sıcaklık stresi ve sıcaklığa bağlı ölüm riskinin artabileceğini ortaya koymaktadır. Rapordaki senaryo analizleri, sera gazı emisyonlarının güçlü biçimde azaltılmasının özellikle ileri yaşlardaki sıcaklığa bağlı ölüm yükünü önemli ölçüde sınırlayabileceğini göstermektedir. Bu projeksiyonlar kesin vaka tahminleri değil, farklı emisyon senaryolarına ve model varsayımlarına dayalı risk öngörüleridir.
· T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı - 2024 en sıcak yıl oldu (13 Ocak 2025)
· Lancet Countdown - 2025 Türkiye iklim ve sağlık politikası öncelikleri (2025)
· T.C. İklim Değişikliği Başkanlığı - Eylem Planları (2024-2030 planlarına erişim sayfası)
· Dünya Sağlık Örgütü / UNFCCC - Health and Climate Change Country Profile 2022: Türkiye (2022)
· Türkiye Bilimler Akademisi - Climate Change and Public Health in Turkey (rapor)
İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri hastalık ve ölümle sınırlı değildir. Aşırı sıcaklar çalışma kapasitesini ve günlük fiziksel etkinliği azaltabilir; hava kirliliği ise erken ölüm, hastane başvurusu ve sağlık harcaması yükünü artırabilir. Türkiye'de iklim değişikliğine atfedilebilecek toplam sağlık ve ekonomik yükü birlikte hesaplayan düzenli bir ulusal tahmin henüz bulunmamakla birlikte, mevcut göstergeler yükün farklı boyutlarını ortaya koymaktadır.
Potansiyel Çalışma Süresi Kaybı
642,9 milyon saat
Türkiye'de 2024 yılında sıcaklık maruziyeti nedeniyle kaybedilen tahmini potansiyel çalışma süresi. Kaybın %53'ü tarım sektöründe gerçekleşmiştir.
Kişi Başı Sıcaklık Stresi Süresi
255 saat / yıl
2014-2023 döneminde kişi başına, hafif açık hava etkinlikleri sırasında bir yılda orta veya daha yüksek düzeyde sıcaklık stresi riski yaşanan tahmini süre.
Hava Kirliliğine Atfedilen Erken Ölüm
62.644 ölüm
Türkiye'de 2024 yılında PM2.5 kirliliğine atfedilen model temelli erken ölüm tahmini.
Küresel Doğrudan Sağlık Maliyeti
2 - 4 milyar $ / yıl
Dünya Sağlık Örgütü, iklim değişikliğinin 2030'dan itibaren dünya genelinde yıllık 2-4 milyar ABD doları doğrudan sağlık maliyetine yol açabileceğini tahmin etmektedir.
· Lancet Countdown - 2025 Türkiye iklim ve sağlık politikası öncelikleri (2024 çalışma süresi kaybı ve 2014-2023 sıcaklık stresi göstergeleri)
· Dünya Sağlık Örgütü - Climate change and health (küresel doğrudan sağlık maliyeti tahmini)
Sağlık Bakanlığı, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerine yönelik çalışmalarını 2011 yılında başlatmıştır. Dünya Sağlık Örgütü, üniversiteler ve ilgili kamu kurumlarının katkısıyla yürütülen hazırlıkların ardından İklim Değişikliğinin Sağlık Üzerine Olumsuz Etkilerinin Azaltılması Ulusal Programı ve Eylem Planı 2015 yılında hazırlanarak ülke genelinde uygulanmak üzere yayımlanmıştır.
Programın temel amacı, iklim değişikliğinin yol açabileceği sağlık risklerine karşı toplumun korunması, afetlere hazırlık kapasitesinin geliştirilmesi ve sağlık sisteminin değişen koşullara uyumunun güçlendirilmesidir.
· Aşırı hava olaylarının ve afetlerin sağlık etkilerinin azaltılması
· İklime duyarlı hastalıkların izlenmesi ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi
· Su ve gıda güvenliğinin korunması
· Risk altındaki gruplara yönelik önlemlerin geliştirilmesi
· Sağlık kuruluşlarının çevresel etkilerinin ve karbon ayak izinin azaltılması
· Toplumun ve sağlık çalışanlarının bilgilendirilmesi
· Faaliyetlerin izlenmesi, değerlendirilmesi ve raporlanması
Bakanlık çalışmaları kapsamında erken uyarı ve sürveyans sistemlerinin güçlendirilmesi, vektör kaynaklı hastalıkların izlenmesi, içme-kullanma suyu güvenliğinin takibi, sağlık personelinin kapasitesinin artırılması ve sağlık tesislerinin iklim tehlikelerine karşı dayanıklılığının geliştirilmesi önem taşımaktadır.
Bu çalışmalar, İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı 2024-2030 ile de desteklenmektedir. Ulusal planda halk sağlığı ayrı bir uyum alanı olarak ele alınmakta; iklim tehlikelerinin izlenmesi, sağlık risklerinin belirlenmesi, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve riskli grupların korunması öngörülmektedir.
· T.C. Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü - Çevre Sağlığı (kurumsal bilgi sayfası)
· T.C. İklim Değişikliği Başkanlığı - Eylem Planları (2024-2030 planları)
· Günün en sıcak saatlerinde açık havadaki yoğun etkinlikleri sınırlandırın; mümkünse serin ve gölgeli alanlarda bulunun.
· Yeterli sıvı tüketin. Kalp veya böbrek hastalığınız nedeniyle sıvı kısıtlamanız varsa hekiminizin önerisine uyun.
· Bebekleri, çocukları, yaşlıları ve bakıma ihtiyaç duyan kişileri düzenli olarak kontrol edin.
· Kapalı bir araçta çocuk, yaşlı, engelli birey veya evcil hayvan bırakmayın.
· Baş dönmesi, şiddetli halsizlik, bilinç değişikliği veya bayılma gibi belirtilerde tıbbi yardım alın.
· Resmî hava kalitesi ve uyarı duyurularını izleyin.
· Hava kalitesinin kötü olduğu dönemlerde dış ortamda yoğun fiziksel etkinliği azaltın.
· Astım veya başka bir kronik hastalığınız varsa tedavi ve acil durum planınızı sağlık profesyonelinizle gözden geçirin.
· İçme ve kullanma suyu konusunda yetkili kurumların uyarılarına uyun.
· Elektrik kesintisi veya aşırı sıcak sonrasında güvenli saklama koşulları bozulmuş gıdaları tüketmeyin.
· Kene ve sivrisineklerin yoğun olduğu alanlarda uygun giysi ve kişisel korunma önlemlerini kullanın; vücut kontrolü yapın.
· Afet sonrasında ishal, ateş, döküntü veya olağan dışı belirtiler gelişirse sağlık kuruluşuna başvurun.
· Kaygıyı artıran haber akışına maruziyeti sınırlandırın ve güvenilir bilgi kaynaklarını tercih edin.
· Sosyal bağları ve günlük rutinleri korumaya çalışın.
· Sıkıntı belirtileri günlük yaşamı bozuyor veya uzun sürüyorsa profesyonel destek alın.
· CDC - About Heat and Your Health (20 Temmuz 2026)
İklim değişikliğinin sağlık etkilerini azaltmak için sera gazı emisyonlarının azaltılması ile mevcut ve gelecekteki risklere uyum çalışmalarının birlikte yürütülmesi gerekir. Temiz enerjiye geçiş, hava kirliliğinin azaltılması, güvenli yürüme ve bisiklet altyapısının geliştirilmesi, sürdürülebilir gıda sistemleri ve sağlıklı kent planlaması; iklim açısından yarar sağlarken bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesine de katkıda bulunabilir.
Sağlık sistemlerinin iklime dirençli ve çevresel açıdan sürdürülebilir hâle getirilmesi; tesislerin afetlere dayanıklılığını, su ve enerji sürekliliğini, sağlık iş gücü kapasitesini, tedarik zincirlerini, erken uyarı sistemlerini ve iklime duyarlı hastalık sürveyansını birlikte ele almayı gerektirir. İklim politikalarında sağlığın merkeze alınması, toplum sağlığının korunması ve sağlık eşitsizliklerinin azaltılması açısından temel bir yaklaşımdır.
· Dünya Sağlık Örgütü - COP26 Special Report on Climate Change and Health (11 Ekim 2021)
© 2026 COP31 TÜRKİYE ANTALYA 2026 BM İKLİM KONFERANSI Tüm hakları saklıdır.
Sizlere daha iyi hizmet verebilmek için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz.
Bu mod, yanıp sönen veya yanıp sönen animasyonlar ve riskli renk kombinasyonlarından kaynaklanan nöbet riskini ortadan kaldırarak epilepsi hastalarının web sitesini güvenle kullanmalarını sağlar.
Bu mod, web sitesini, Bozucu Görme, Tünel Görüşü, Katarakt, Glokom ve diğerleri gibi görme bozuklukları olan kullanıcıların rahatlığı için ayarlar.
Bu mod, Disleksi, Otizm, CVA ve diğerleri gibi bilişsel bozuklukları olan kullanıcıların web sitesinin temel öğelerine daha kolay odaklanmalarına yardımcı olmak için farklı yardımcı seçenekler sunar.
Bu mod, DEHB ve Nörogelişimsel bozukluklara sahip kullanıcıların dikkat dağıtıcı unsurları önemli ölçüde azaltırken ana web sitesi öğelerini daha kolay okumalarına, göz atmalarına ve bunlara odaklanmalarına yardımcı olur.
Tüm linklere ulaşabilirsiniz